Fevzi Yazıcı, sadece iyi bir tasarımcı değil, üniversitelerde ders ve  seminerler veren hocaydı. Bahçeşiher Üniversitesi’nde  21 Kasım 2012’de verdiği dersti “Dijital medyada tasarım nasıl olmalıdır?” konusuna ayırdı.

“Bu sektörde teknolojinin gelişmesiyle birlikte her şey çok hızlı gelişiyor. Şu an yapacağım sunum belki 6 ay sonra güncelliğini yitirecek.

Birileri 90’ların başında tablet diye bir şey tasarladı, yapıldı ancak yayılmadı. Daha sonra Apple’dan bir ürün çıktı karşımıza: iPad. Bunu gazetecilik açısından nasıl kullanacağız, nasıl formatlayacağız? Açıklaması yapılmadı… Bu alandaki tasarımcılar bunu deneyerek-yanılarak çözecekler; hala işin başlangıç aşamasındayız.

Dijital gazetecilik dediğimizde akla iki şey geliyor:

Bunlardan bir tanesi Web; hepinizin bildiği yılarca kullandığı sistem. Diğer bileşen de Mobil. Bunlar birlikte düşünülmesi gereken unsurlar. Doğrusu tasarımcılar olarak Web’e geçişi (gazete alanı için söylüyorum) çok sevmedik, çünkü Web bizi fazlasıyla kısıtlıyordu. Kâğıt üzerinde yapacağınız bir sürü estetik grafik tasarımı web ortamında kullanmanız mümkün değildi. Ne tasarlasanız web uzmanlarına sormak zorundaydınız ve onlar yaptığınız atraksiyonların %80’ini reddederlerdi. Dolayısıyla hevesimiz kırılırdı. Fakat tablet çıkınca çok sevindik. Özellikle gazetelerden ziyade dergi alanı için mükemmel bir çözüm oldu, çünkü basılı dergide yaptığınız o zayıf, fonksiyonel tasarımları bütün unsurlarıyla oraya aktarabiliyordunuz. Bu bizi heyecanlandırdı ve pek çok tasarımcının bu yayın tasarımına ısınmasını sağladı.

Dijital tasarımda kodlar çok önemli. Ama açıkçası ben kodları bilen bir tasarımcı pek görmedim. Eskiden -yani basılı gazete yıllarında- tasarımcılar matbaaya gidebiliyordu bir ölçüde, matbaayı çözebiliyordu ama kodlama apayrı bir dünya.

Dijital mecraları kategorize edersek, iki kavram var uluslararası literatürde: Lean back ve lean forward.

Lean back:Geriye yaslanarak kullandığımız aletler. Geriye yaslanarak kullandığımız çok sevdiğimiz iPad bunlardan biri. Kimse masada kullanmıyor, istatistiklere göre insanlar eve döndüklerinde, rahatladıklarında, hatta televizyonun karşısında iPad ile (lider olduğu için iPad örneğini veriyorum) meşgul oluyor. İlginç olan, istatistiklere göre iPad’i kullanan insanların önünde televizyon da açık…

Lean forward ise desktoplarımız… Daha mekanik, yani el unsuru öne planda. Diğer tarafta (lean back’te) ise parmak hâkim.

Bunları şu nedenle söylüyorum. Tasarıma başlamadan önce elinizdeki cihazı tanımanız gerekiyor. Buna göre, tasarlayacağınız cihazın size sunduğu avantajlar-dezavantajlar neler, bunu bilerek hareket etmek gerekiyor.Tablette olay göz-beyin ve parmak üçgeninde gelişiyor. Normalde bilgisayar ortamında etkileşiminiz mouse ya da klavye ile oluyor. İpad gibi ürünlerde ise parmağınız önemli oluyor. Parmak çok esnek, hızlı, natürel. Dolayısıyla iPad dizaynında bu şekilde tasarım yapmak gerekiyor. İnsanlar sabah saatlerinde güne iPad ile başlıyor, çünkü henüz evde oluyorlar. Cep telefonu buna yakın, bilgisayar minimum kullanımda. İlerleyen saatlerde, öğleye doğru, durum değişiyor; öğleden sonra bilgisayar başa geçiyor. Cep telefonu hep sağlam gidiyor, zirve yapmasa da normal yolunda ilerliyor. İpad gün ortasında diplerde. Akşam yine iPad birinciliğe çıkıyor. İnsanlar eve geldiklerinde haberleri çok daha derinlemesine okuyor.

Buradan tasarıma yönelik ne çıkartabiliriz?
Önce “Eskiz”

Tasarıma başlamadan önce eskiz çalışması yapılması gerekiyor. Bunu öğrencilere söylediğimde önce hepsi bir geri çekiliyor ama eskiz tasarımın olmazsa olmazıdır. Tasarladıktan sonra ne çıkacağını önceden görebilmemiz için gereklidir ve mutlaka alışkanlık haline getirilmelidir.Sinema filmlerinde, çekime geçmeden önce storyboard çizilir. Ne gerek var diye düşünenler olabilir. Bir storyboard varsa, neyin nerede olacağı belliyse, işiniz daha da kolaylaşır. Yayıncılık dizaynı da böyledir.Tasarımın daha sonraki aşamaları araştırma, bilgi toplama sürecidir. İyi bir eskiz hazırladıktan sonra uygulamaya geçmeniz gerekiyor. Tasarlanacak arayüz elemanlarının da tam olarak ne işe yaradığı iyice bilinmelidir.

iPad’e yönelik yapacağımız tasarımlar çok zengin olmalı. Bu sadece yazı olarak değil, diğer unsurlar olarak bize sunduğu görsel vb. avantajları kullanarak hazırlanmalı.

Sayfaya girdiğinde göz ne yapması gerektiğini ve neyi nasıl bulacağını çözmeye çalışır, tasarımcının bunu bilmesi, anlaması gerekiyor. Bu nedenle sade tasarımlar çok önemli. Teknolojik olarak renk nasıl, fotoğraf nerede, video nerede kullanılacak? Bunları uygun bir şekilde ayarlarsanız öndesiniz demektir.

Tipografi: Leke çöplüğüne dikkat!

Tipografi genellikle yazı sanatıdır. Öncelikle sayfaya estetiklik ve okunaklılık katar. Nasıl bir font seçeceksiniz, okuyucunun gözünü yormadan doğru bir fontu nasıl bulacaksınız, bunların hepsi tipografinin konusudur.Font seçerken, x yüksekliğinin yeterli olmasına dikkat edilmelidir; çünkü yazı küçültüldüğünde okunaklılığından bir şey kaybetmemesi gerekiyor.Mesela, Bodoni güzel bir font ama metin fontu olarak kullanamazsınız, küçülttüğümüzde leke çöplüğüne dönüşür. Fontlar, ekran ve basılı font olarak ikiye ayrılır. Seçtiğiniz fontta teknik sorunların ortaya çıkmaması gerekir, buna dikkat edilmeli.

Not: Gazetede yakaladığınız tipografiyi tablet ortamında da kullanabilirsiniz. Font sayısı arttığında problem yaşarsınız, bunu bilmekte fayda var.Gazetelerde renk büyük bir problem. Basılı hâle getirirken seçtiğiniz renk ile birebir tutmaması ihtimali var; ancak tablette kullanım kısıtlığı yok.Tablette ayrıca sütun genişlikleri de basılı gazeteye benzemekte, çünkü böyle yaptığınızda tasarıma gazete-dergi havası katmış oluyorsunuz. Tablette, gazetedeki gibi rahat boşluklar bırakıyorsanız avantaj büyük. Sadece sütun çok uzun olmamalı; sütunları gazetedeki gibi yanyana dizmek iyi bir fikir. Tablette ancak yanlardan büyük beyaz boşluklar bırakıldığı takdirde tek bir geniş sütun kullanılabilir.
Eğlencenin ismi: Pop-up

Bunu sağladığınızda renk ve görsellerle güzel bir tasarım yapmış olursunuz. Pop-up’da sürekli heyecanı ayakta tutan, meraklandıran gelişmeler vardır. Tablet dizaynı da böyle olmalı, bir sonraki sayfada ne var diye düşünüp meraklandırmalı. Dijitalde, geçmişin alışkanlıklarıyla hazırlamamak gerekir tasarımı. Örneğin; bir sinemadan bahsediyorsak, videosunu da koymalıyız, görsellerle zenginleştirmeliyiz.

Aslında gazete fotoğraflarının bir handikabı var. Bir çatışmaya, savaşa gönderilen muhabir yüzlerce savaş, olay fotoğrafı çekiyor; ancak gazeteye sadece 3-4 fotoğraf girebiliyor. Web ortamında ise bu fotoğrafların tümünü koyabilmeniz, tek tek hepsine yer verebilmeniz mümkün.

Kapital: “Buradan devam ediniz”

Kapital, insanlara “buraya tıkla, buradan devam et” mesajı veren, büyük puntolu ve renkli yazılardır. Oldukça büyük oldukları için merak uyandırır ve kullanıcı ister istemez üzerine imleci götürür. Eğlenceli tasarımları sevenler okura hoş bir sürpriz yapar, o yazılara renkli animasyonlar ya da farklı sayfaları açan linkler ekler.

İnsiyal harfler

İnsiyal harfleri gazetelerde kullanırız; gömme dediğimiz, satırın nereden başladığını belirten büyük puntolu ilk harfe verilen isimdir. Bunu yapmadığınız zaman “acaba bu önceki yazının devamı mı?” şeklinde sorular belirir kafalarda.

Renk ve Navigasyon

Renk bir kimlik ve teknik olarak sınırsız bir navigasyon unsurudur. Navigasyon ise büyük tehlikedir tabletlerde. Sayfa numarası bulunmadığı için navigasyonun çok iyi tasarlanması gerekir ki okur “ben nerede kaldım?” sorusunu sormasın kendine.

Tablet tasarımında kültürel kodların önemi

Dijital ortamda tüm kültürel sınırlar kalkmış vaziyette. Her yerden, her kültürden insan aynı yayına ulaşabiliyor. Dil problemi yoksa her insan bunu görecek, isterse alacak isterse almayacak… Dolayısıyla kültürel kodlarla hareket etmek doğru olmayabilir. Diğer mecralara göre önemsiz, yerel bir dizayn yaparsanız diğer ülkelere ulaşma imkanınız kaybolur.

Sayfa Mimarisi: Grid Sistemi

Gazete tasarımında grid sistemi vardır. Çünkü gazetecilik anlık bir meslektir; haber tespit edilebildiği kadarıyla yazılır. Dergiler için bu grid sistemi yok; çünkü dergilerin verdiği bilgiler belli süreleri olduğu için her zaman doğru sayılır ve bilinir.

Grid Sisteminin yararları şunlar:

*Bu sistem sayfanın iskeletini oluşturur.
*Tasarımın daha kolay uygulanması için şarttır.
*Sayfalara mimari kimlik verir.
*Her sayfada aynı estetik oluşur.
*Kreatif unsurlar için zaman kazandırır.

Tablet neden bu kadar özgün ve benzersiz?

Çünkü insanlar hiçbir mecrada bu kadar özgür değil; tablet siz neredeyseniz orada, ekranı büyük ve kullanışlı. Dolayısıyla tablet -tabiri caizse- bir kurtarıcı olarak karşımıza çıkıyor. Bir diğer unsursa okuma mesafesi. Gazeteyle aynı mantık, ama sadece tasarımlar yer değiştiriyor; özellikle fotoğraflar söz konusu olduğunda… Çünkü fotolar genelde yatay. Araştırmalara göre okur tableti daha çok yatay olarak kullanıyor. Gözümüz yatay fotoğrafa daha yakın, dolayısıyla bu daha doğal. Tablet tasarımını hem dikey hem yatay hazırlamak şart değil, ama esneklik açısından önemli.